Türkiyeli Şehidler – Cihan Malay / 2026 Nisan / 161. Sayı
“Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir (şehit olmuştur); kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab, 23)
Nevşehir doğumlu Ersoy Tekin’i cephe arkadaşları, Musab olarak isimlendirmişti.
Vücut yapısı cihadın zor şartlarına çok da uygun olmamasına rağmen eğitimlerde ve operasyonlarda hep en önde olurdu. Eğitim kampındaki dik yokuşları ilk çıkan o olurdu.
Onun bir özelliği de büyük olsun küçük olsun yanında hiçbir zaman para taşımazdı. “Nasıl olsa şehit olacağım, ne yapacağım parayı” der, yanındaki parayla çeşitli yiyecekler alıp mücahitlere dağıtırdı.
Bosna’da 1995 Mayıs ayında bir operasyonda başından hafifçe yaralanmış, bu yarayı cennete giden yolda bir müjde sayarak çok sevinmişti.
Bir gün mücahitlerin operasyon haricinde kaldıkları kamp yerlerinde bir yangın çıktı. Bu yangında onun da çadırı içindeki eşyalarıyla birlikte yanmıştı. O da o gece ellerini Allah’a açmış ve şöyle dua etmişti: “Rabbim dünya malı olarak tüm eşyalarım yandı, yok oldu. Beni ateşle imtihan etme ve azaplandırma. Beni şehadetle rızıklandır.”
Canından geçmiş kimseye, maldan vazgeçmek, dünyalıkları elinin tersiyle itmek hiç de zor olmasa gerek.
Onun Bosna cihadındayken yaptığı bir konuşması şöyledir:
“Nevşehir’in Hacı Bektaş ilçesinin Sadık köyünde oturuyordum. Buraya, Bosna’ya geleli 6 ay oldu. Söyleyeceğim tek şey, rahmetli Abdülmetin kardeşin şehit olmadan bir gün önce verdiği bir vaazda söylediği son söz: ‘Yarın sabah kimimiz Rabbimize kavuşacağız, kimimiz ise dünya sürgününe devam edecek.’ Kardeşimiz Rabbine kavuştu. İnşallah bizim de dünya sürgünümüz sona erer.”
OGADEN’DE
Ogaden,Etiyopya ile Somali arasında bulunan tamamına yakını Somalili Müslüman halktan oluşan özerk bir bölgedir.
1891-1896 yılları arasında yapılan I. İtalya-Habeşistan Savaşı’nda, İtalya büyük bir mağlubiyet yaşamış, sonrasında 1935 yılında II. İtalya-Habeşistan Savaşı’nı başlatarak Ogaden’le Etiyopya’nın tamamını işgal etmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere ve Fransa’nın desteğini alan Etiyopyalılar, İtalyanları ülkelerinden çıkararak hem özgürlüklerini kazandılar hem de Ogaden bölgesini yeniden ele geçirdiler.
Bölgenin tamamına yakınının Somalili olması, Somali’nin bölge üzerindeki hak iddia etmesi üzerine Etiyopya ile aralarında sınır çatışmaları hiç bitmeden devam etmektedir.[1]
Bölge zengin petrol yataklarına sahip olmasına rağmen, hükümet tarafından Ogaden halkı fakirliğe mahkûm edildi. İnsani en ufak haklardan dahî mahrum bir hayatı Ogaden halkına layık gören Etiyopya yönetimi, buraya insani yardımların dahi girmesine engel oldu. Hükümete yapılan Ogaden halkına yönelik yardımları bu halka vermedi. Tutuklamalar, katliamlar ve tecavüzler sürekli olarak sürdü.[2]
Etiyopya yönetiminin Ogaden halkına uyguladığı şiddetli baskı ve hak ihlalleri nedeniyle 1994’te tekrar sıcak çatışmalar başladı. Ogaden halkı, çok sınırlı imkanlar ile bu mücadeleyi yürütmeye başladı.
Silahlı direnişe bölge halkı yanında farklı ülkelerden Müslümanlar da katıldı. 1996 yılında Türkiye’den İsmail Öztürk, Rasul Aran ve Ünal Ekinci ile bu mazlum halka yardım etmek üzere gidenlerden biri de Ersoy Tekin’di. Bu kervana Bayram Ali Düz, Cahit Çatuk, Çetin Geyik, Gökhan Süfürler, İbrahim Kes, Nurettin Cingöz, Ubeydullah Saltan’da katıldı.
Allah’ın her bir Müslümandan istediği davranış, gönlünün tüm Müslüman kardeşlerinin sevgisiyle dolup taşmasıdır. Ümmetin her coğrafyasında zulmün sona ermesi ve mazlumun yardımına koşmak, her Müslümanın ortak derdidir. Onun için uzak ile yakın arasında hiçbir fark yoktur. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem “Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”[3]buyurarak bu hakikati dile getirmiştir.
Sevdiğine kavuşma arzusu ve özlemi taşıyan kimse, yolunda yürüdüğü yolun zorluklarına her daim katlanır. Bir gün kavuşacağının özlemiyle yaşar. Onun için yolda yaşanılanların hiçbir önemi yoktur. Bu kimse şehadet özlemiyle adeta şu mısraları mırıldanır:
“Herkese uğradın sen, bana küskün müsün?
Bir çoğuna göz kırptın, bana yeminli misin?
Ben senin aşkın ile kavrulurken burada,
Ey şehadet sen bana neden nazlar edersin.”
Bosna cihadının bitmesiyle Türkiye’ye dönen Ersoy, Bilal-i Habeşi’nin beldesi, ilk hicret diyarı eski adı Habeşistan olan Etiyopya’nın Ogaden bölgesinde yeni bir cihat hareketinin başladığını duyunca, buraya gitmeye karar verir. Eli kanlı Etiyopya ordusuna karşı mazlum kardeşlerinin mücadelesine ortak olmuş ve gidişinin 4. ayında 9 Ağustos 1996 tarihinde bir çatışma sırasında çok özlediği şehadete kavuşmuştur. Aynı çatışmada Türkiye’den İsmail Öztürk, Resul Aran ve Ünal Ekinci de şehit düşmüştür.
Ogaden’de Etiyopya yönetimine karşı direniş ilerleyen yıllarda da devam etti. Ogadenliler Etiyopya ordusunu bölgeden çıkarmada, Etiyopya Ordusu da Ogaden’deki direnişi bastırmada başarılı olamadı. Etiyopya’da yönetimin nispeten yumuşamasıyla 2018’de yönetim ve direnişçiler arasında Ogaden halkını tatmin etmeyen bir anlaşma imzalandı.[4]
“Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin. Sizi onlara üstün kılsın ve müminlerin göğüslerini ferahlatsın (yüreklerinin öfkesini gidersin). Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.” (Tevbe, 14-15)
[1]. Davud Dursun, “Etiyopya”, TDV İslam Ansiklopedisi, c.11, s.491-495.
[2]. Sadece 2005 yılından bu yana 100’den fazla yerleşim birimi yerle bir edilerek adeta haritadan silindi. Köyleri yakılan halk ya kimliksiz bir şekilde başka yerlere sürülmekte ya da komşu ülkelere mülteci olarak göçe zorlanmaktadır.
Ogadenli Müslüman Muhammed Yasin şöyle diyor:
“Etiyopya hükümetlerinin zulmü sürmektedir. Bu durum kasıtlı bir şekilde dünya kamuoyundan gizlenmektedir. El Cezire gibi TV kanallarının bile bölgeye girmesine izin verilmemektedir.
Kıyas yapmak belki doğru olmaz ama Gazze’de büyük bir zulüm var ancak bu durum, en azından kameralara yansıyor. Emin olabilirsiniz ki, Ogaden’deki durum Gazze’deki durumdan çok daha vahim.” https://hurseda.net/dunya/126482-ogadenli-muslumanlar-ilkha-ya-konustu.html Erişim Tarihi:11.03.2026.
[3]. Buhârî, “Edeb”, 27; Müslim, “Birr”, 66.
[4]. https://www.mepanews.com/somali-dosyasi-44151h.htm Erişim Tarihi:11.03.2026.


