Nebevi Aile – Halime Yılmaz /  2026 Nisan / 161. Sayı

Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salat ve selam Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’ e, onun ailesi ve ashabına olsun. Allah’ ın selamı, rahmeti, bereketi ve hidayeti tüm Müslüman kardeşlerimin üzerine olsun.

22. Günahlardan Uzak Dur:

Günahların konumuzla ne alakası var diyebilirsiniz. Günahların manevi yaşantımızla alakası olduğu kadar evlilik hayatımızla da alakası vardır. Evdeki huzur, bereket, saadet, o evdeki karı kocanın günahlardan sakınma konusundaki hassasiyetiyle de bağlantılıdır.

“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”[1]

Birbirine yabancı olan iki insanın nikah bağıyla birlikte aralarında oluşan müthiş bağı yaratan Allah’ tır. Onları birbirine sevdiren ve aralarında şefkat yaratan Allah’tır. İnsanı yaratıp ona günahlardan uzak durmayı emreden de Allah’ tır. Bu ilahi emre uymayanları, işledikleri günah cinsinden cezalandıracak olan da O’dur. İnsan, işlediği günahın cezasını, tevbe etmeden ölürse ahirette çekeceği gibi bu günahların dünyada da bazı karşılıkları olacaktır. Onlardan biri de bu günahların aile halkına yansımalarıdır.

Mesela gözünü haramdan sakınmayan bir koca, hanımının ya da çocuklarının sebepsiz yere asilikleriyle karşı karşıya kalabilir. Evde ve kocasının malında israfa kaçan kadın, kocasının kendisinden uzaklaşmasıyla ya da çocuklarının isyankarlığıyla sınanabilir. Gıybet dilinden düşmeyen bir kadın, evin bereketini ve huzurunu alıp götürebilir. Eve haram lokma taşıyan bir koca da kazancı çok olsa da evin maişetini sağlamakta zorlanabilir.

Hanımının Allah’ ın emaneti olduğunu unutarak onu haksız yere üzen, inciten, döven, küçümseyen bir koca evde huzuru bulamayabilir. Kocasının meşru isteklerine itaat etmeyen bir kadın da onun sevgi ve saygısından mahrum kalabilir.

Çünkü karı kocanın kalplerini birleştiren Allah’ tır. Dilerse günahlarda kaybolan kullarını en yakınlarıyla sınayarak Kendisini hatırlatır.

Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”[2]

Eşinin kalbini kendi çabalarıyla kazandığını düşünen ey gafil insan! Yukarıdaki ayeti bir daha oku! Eşinin kalbini, işlediğin günahlardan sonraki sahte gülümsemenle mi, onun için yaptığın isteksiz harcamalarla mı, gıyabında atıp tuttuktan sonra yüzüne saydığın sahte övgülerle mi kazanmışsın? Yoksa tüm bu çabaların, sadece Allah’ ın, eşinin kalbine koymayı dilediği sevgiyi artıran bir gayretten ibaret mi olduğunu gör.

Zina: Evli olduğu halde zina etmek, İslam’ ın hâkim olduğu bir beldede öldürülme sebebidir. Zira yıkımı büyüktür. İslam’ ın hâkim olmadığı diyarlarda evliyken zina edenler ise nasuh bir tevbe ile evlerine dönmedikleri sürece yaşadıkları yuvadan mutluluk beklemeleri bile abestir. O evde kavga, tartışma, huzursuzluk eksik olmaz. Güven büsbütün sarsılır.

Faiz: İslam faizi “Allah’a savaş açmak” olarak tanımlıyor. Bu ne ağır bir ifadedir. Allah’a savaş açıp da o savaşta galip gelen olur mu hiç? Allah’a başkaldırıp savaş açan Firavun’ a bakalım:

“Ben sizin en yüce Rabbinizim!” dedi. Allah da ona ibretlik dünya ve ahiret cezası verdi. Elbette bunda Allah’a itaatsizlikten korkanların alacağı büyük bir ders vardır!”[3]

Allah’a savaş açmanın cezası hem dünyada hem de ahirette büyüktür. Yukarıda zikrettiğimiz zina da faiz de büyük günahlar arasındadır. Karşılığında verilecek cezanın yanında bir de aile içine vereceği zararları da unutmamak gerekir. Faizin verdiği bazı zararlar şunlardır:

Faize bulaşarak” Allah’a savaş açan” eş sebebiyle ailenin ruh hali olumsuz etkilenir. Dengeleri bozulur. Çünkü insanın yaptıkları sadece kendisini etkilemez. En yakınlarından başlayarak özellikle yakın çevresini de etkiler. Özellikle diğer eş manevi olarak düşüşe geçer. Bu da her ikisinin ilişkilerini olumsuz etkiler.

Faiz giren evde maddi ve manevi büyük bir bereketsizlik olur. O eve ne kadar çok para girerse girsin o ev halkının ihtiyaçları tam olarak karşılanamaz. Kıt kanaat geçinen insanlardan bile daha zor duruma düşerler. Çünkü bir evde ihtiyaçları karşılayan ve geçimi sağlayan o eve giren para miktarı değil evdeki berekettir.

Karı koca arasında tarif edilmeyen ve sebebi bilinmeyen ve adı konulamayan iç sıkıntıları ve bunun ilişkilerine olumsuz yansımaları olur.

Karı koca arasını bozmak için her fırsatı kollayan şeytana büyük bir alan açılmasına sebep olur.

Karı koca arasında tartışmaların artmasına ve kavgaların büyümesine sebep olur.

“Faiz olmadan şu zamanda hiçbir şey sahibi olamıyorsun” diyenlerin kulağına küpe olsun: Faiz olduğunda da hiçbir şeye sahip olmuyorsun. Üstelik hem Allah’a savaş açıyorsun hem de faizle aldığın evde hayal ettiğin huzura kavuşamıyorsun.

İsraf: Gereksiz yapılan harcamalar, karı kocanın huzurunu kaçırır. Çoğu evlilikte bu dikkate alınmaz. Ama bu harcamalar arttıkça huzursuzluklar da artar. Çünkü israfa kaçan eş bilmez ki yaptığı israfla sadece eşine ve aralarındaki ilişkiye zarar vermez. Aynı zamanda Allah’ ın sevgisini de kaybetmeye başlar. Çünkü “Allah müsrifleri sevmez[4] O, sevgisini kaybedenin sevgisini insanların kalbine verir mi hiç?

Allah Teâlâ bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e:

“Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına:

– Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz, diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır.

Allah Teâlâ bir kula buğz ettiği zaman, Cebrail’e:

“Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de sevme!” diye emreder. Cebrail de onu sevmez. Sonra Cebrail gök halkına:

– Allah filan kişiyi sevmiyor, onu siz de sevmeyin, der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra da yeryüzündekilerde o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır.[5] 

Şimdi ne diyorsun? Duruma buradan bakınca Allah katında israf, sandığın gibi masum görünüyor muymuş? Şimdi gel birlikte bakalım israf karı koca ilişkisine başka hangi zararları veriyormuş: Eş ilişkisinde bereketsizlik olur. Aralarında adını koyamadıkları bir huzursuzluk peyda olur. Allah’ ın karı kocaya verdiği maddi manevi nimetlerde azalmalar baş gösterir. İsrafa giren eşte dengesizlikler, aşırılıklara meyletmeler görülmeye başlar. Çünkü israf da bir aşırılıktır. Bir aşırılığı alışkanlık haline getirmek diğer aşırılıkları kendine çeker. “Allah aşırıya kaçanları sevmez”[6] İsraf alışkanlığı olan eşin takvasında azalmalar başlar ve bu diğer eşin takvasını da etkiler.

Velhasıl kelam insan günah işlediğinde bunun sadece kendisini ilgilendirdiğini ve etki alanının kendisiyle sınırlı olduğunu sanır ama yanılır. İnsan kendini yakarken dibinde duranlara da alev ve kül sıçrar. Sıçrattığı bu alevle birlikte en çok yine kendi yanar.

Allah’ım! Bizi cehennem ateşinden koru!”[7] Sabah akşam yedişer kere tekrarladığın bu duayı yaparken basite alıp işlediğin günahlarının eşinle ilişkine verdiği zararların hissettirdiği azaptan da o günahlardan da Allah’a sığınarak yap.


[1]. Rum, 21

[2]. Enfal, 63

[3]. Naziat, 24,25,26

[4]. Araf, 31

[5]. Müslim, Birr 157

[6]. Bakara, 190

[7]. Müsned, IV/234