Tarihin Puslu Olayları – Nedim Bal / 2026 Nisan / 161. Sayı
Yahudiler Sözünde Durmayan, Anlaşmalara Uymayan Hain Bir Millettir
Allah’ın şeriatını bırakıp kendi heva ve heveslerine göre şeriat uydurup dinlerini değiştiren Yahudiler hain bir millettir. Onlar kendi kutsal değerlerine bile saygı duymazlar. İnsanlara kötülük etmekten, zarar vermekten mutlu olurlar. Onlar başta Allah’a olmak üzere herkese iftira atmaktan, nankörlük yapmaktan, ihanet etmekten, yalan söylemekten zevk alan alçak, kindar, hilekâr, hırsız, tamahkar, kalleş, sinsi, düzenbaz iblislerdir.
“Onlar Allah’a söz verirler. Verdikleri sözleri yerine getireceklerine yemin ederler. Sonra sözlerinden cayarlar. Verdikleri sözleri yerine getirmezler. Verdikleri sözleri yerine getirmeyen, Allah’ın korunup gözetilmesini emrettiği bağları koparanlar bozgunculuk yapan kimselerdir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” (Bakara, 27)
“Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar (kitaplarını tahrif etmek için) kelimelerin yerlerini değiştirirler. Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat’ın) birçoğunu da unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün.” (Maide, 13)
“Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.” (Bakara, 100)
“Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerce emanet bıraksan, onu sana öder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar bıraksan, başına dikilmedikçe onu sana ödemez. Bu, onların, ‘Ümmiler hakkında bize bir sorumluluk yoktur’ demelerinden dolayıdır. Kendileri bile bile Allah’a karşı yalan söylüyorlar.” (Âl-i İmran, 75)
“Ey İsrailoğulları! (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve ‘Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekilerden gafil olmayın’ demiştik. Sonra verdiğiniz sözü yine tutmadınız…” (Bakara, 63-64)
Yahudiler Allah’ın Dinine Hıyanet Eden, Dinlerini Az Bir Değer Karşılığında Satmaktan Utanmayan, Yapmadıkları Şeylerle Övünmeyi Seven ve Çokça Yaşamayı arzulayan Bir Millettir
“Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, ‘Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz’ diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir değer karşılığında değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür! Yaptıkları kötü işlere sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmekten hoşlanan kimselerin sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır.” (Âl-i İmran, 187-188)
“Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah’a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Hâlbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.” (Bakara, 96)
Yahudilerin Sapkın İnançlarının Temelleri
Yahudilerin bu sapkın inançlarının temel kaynağı nedir? Nereden bu motivasyonu almaktadırlar?
Yahudiler en büyük iftira ve ihaneti hiç şüphesiz şanı yüce Allah’a karşı yapmışlardır. Zira insanlığa tevhit dinini duyurmak için seçilip görevlendirilmişken onlar bu vazifeden yüz çevirmiş ve bununla da kalmamış şanı yüce Allah’ın peygamberi Hz. Musa aleyhisselam’a indirdiği Tevrat’ın hükümlerini de değiştirerek Allah’a ait olmayan emir ve hükümleri sanki ondan gelmişçesine Yahudilere pazarlamışlardır. Böylece Allah’ın beyan etmediği hükümleri sanki O beyan etmiş gibi göstererek Allah’a karşı en büyük iftira ve ihaneti gerçekleştirmişlerdir.
Evet, Yahudi din adamlarının Allah’a ait olmayan emirleri/hükümleri sanki O’ndan gelmişçesine uydurup kendi elleriyle Tevrat’ın içine soktukları yüzlerce ayet ve bunun yanında din adamlarının sözleri Yahudi toplumunun bu sapkın inançlarının temel referans kaynağıdır.
Tahrif Edilmiş Tevrat’tan ve Din Adamlarının Sözlerinden Bazı Bölümler
“Tanrı Rab, yeryüzündeki bütün halklar arasında sizi kendine özel halk olarak seçti.” (Tesniye, 6)
“Onlara ait her şeyi tümüyle yok et, hiçbir şeyi esirgeme. Kadın erkek, çoluk çocuk, öküz, koyun, deve, eşek hepsini öldür.” (Tesniye,7:2)
“Tanrınız RAB, bu ulusları elinize teslim ettiğinde onları bozguna uğrattığınızda tümünü yok etmelisiniz. Bu uluslarla antlaşma yapmayacaksınız, onlara acımayacaksınız.” (Samuel, 15:3)
“… onun her erkeğini kılıçtan geçireceksin; ancak kadınları ve çocukları ve hayvanları ve şehirde olan her şeyi, bütün malını kendin için yağmalayacaksın ve düşmanlarının malını yiyeceksin. Bu milletlerin şehirlerinden olmayıp senden çok uzakta bulunan bütün şehirlere (başka ülkelerin insanlarına da) böyle yapacaksın. Bu kavimlerin şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın, onları tamamen yok edeceksin.” (Tesniye, Bab 20, âyet 13-17)
“O zaman sizden büyük ve kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız; sınırınız çölden ve Lübnan´dan, ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır.” (Tesniye, Bab 12, 25)
“Ve her duvarlı şehri ve her seçme şehri vuracaksınız ve her iyi ağacı keseceksiniz ve bütün su kaynaklarını kapayacaksınız ve her iyi tarlayı taşlarla bozacaksınız.” (II. Krallar, Bab 3, âyet 19)
“… İşini gevşeklikle yapan lanetli olsun ve kılıcını kandan alıkoyan lanetli olsun.” (Yeremya, Bab 48, âyet 10)
“Yok edeceği milletlerden arta kalanların çocukları senin için angaryacı/hizmetçi kullar olacaktır.” (Tesniye, Bab 6-Yeşu, Bab 9)
“Bütün Yahudiler kral çocuğu olarak doğar.” (Shabbat, 67a)
“Yalnız Yahudiler insandır. Goyim ise hayvandır.” (Keribot, 6b)
“Goyim’in en iyileri bile öldürülmelidir.” (Avodak/Zara, 26b)
“Yahudi olmayan, insan şeklinde bir hayvandır ve Yahudi’ye gündüz ve gece hizmet etmelidir.” (Nidrach Talpiot, 225-1)
“Yahudi olmayanları öldürmek vahşi hayvanları öldürmek gibidir.” (Sanhedrin,59’a)
“Yahudiler insandır, fakat diğer uluslar insan değil hayvandır.” (Baba Necia, 114 – 6)
“Diğer milletlerin tüm malları Yahudi milletine aittir, dolayısıyla onları tereddütsüz ele geçirmek hakkına sahiptir.” (Choszen Hamiszpat, 348)
“Bir goyimi (Yahudi olmayan) aldatmaya izin verilmiştir.” (Baba Kamma, 113b)
“Bir Yahudi, Yahudi olmayanı (Goyimi) öldürürse sorumlu değildir.” (Tosefta Abhodah Zara, B.5)
“Yahudi olmayanlara acımayın.” (XI. Hilkoth Akum)
Allah Hiçbir Topluluğa Zulmetmez
Muhakkak ki şanı yüce Allah Yahudileri aşağılık bir ahlak üzere yaratmış değildir. Aksine Yahudiler Allahu Teâlâ tarafından insanlığa tevhit dinini tebliğ etmeleri için vazifelendirilmiş bir toplumdu. Fakat toplum olarak onlar Allah’a isyan ederek nankörlük yolunu seçtiler. Allahu Teâlâ tarafından defalarca uyarılmalarına, affedilmelerine ve kendilerine birçok imkanlar sunulmasına rağmen onlar her defasında sözlerinden dönmüş, Allah’a ve peygamberlerine karşı asi olmuşlardır. Zamanla bu aşağılık davranışlar onlarda değişmez bir huy/ahlak haline gelmiştir.
Adaletli Olmanın Gereği
Şanı yüce Rabbimiz Maide sûresi sekizinci ayeti kerimesinde müminlere hitaben şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik edin. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz öfke, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun, Allah’tan korkun.”
Evet, Müslümanlar olarak Yahudilerin yaptıklarından dolayı bu topluluğa olan öfkemiz hat safhadadır. Fakat öfke halinde bile kul olmanın gereği olarak haddi aşmak biz müminlere yaraşır bir durum değildir. Yazımızın başından beri Yahudi milletinin temel karakteri hakkında ifade edilenler el hak doğrudur. Fakat istisnasız herkes böyledir demek de insaf ile bağdaşmaz. Muhakkak her kötü milletin az da olsa istisnaları da vardır.
Nihayetinde şanı yüce Rabbimiz, Maide sûresi on üçüncü ayeti kerimesinde Yahudiler hakkında şöyle buyuruyor: “…İçlerinden pek azı hariç onları daima bir hainlik üzerinde olduğunu görürsün.”
Dolayısıyla “Yahudilerin faiz ve türlü türlü gayri meşru yollarla dünya halklarını sömürmesine, insanları vahşice katledip topraklarını işgal etmesine, üstün ırk oldukları fikrine ve Yahudi olmayan milletler hakkında sapkın Yahudilik düşüncelerine karşı çıkan az sayıda da olsa samimi Yahudiler olabilir.
Bu sebeple bahsettiğimiz düşük ve aşağılık vasıflar tüm bu zulümleri meşru gören Yahudiler içindir. Kendini bunların zulmünden ve sapkın inançlarından beri tutan, onlardan olmadığını açıkça ortaya koyan Yahudilere ise söylenecek söz yoktur.
Günümüzde Yaşananları Anlayabilmek
Katil İsrail’in bugün başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında giriştikleri katliam veya fitnelerin temel motivasyon sebebi kendi elleriyle uydurdukları dini inançlarıdır. Dolayısıyla dünya halkları Yahudilerin Filistin’de yaptığı korkunç ve aşağılık katliamlara insan olarak akıl sır erdiremiyor ve ‘Bu nasıl olabilir, insan insana bunu nasıl yapabilir’ diyorlar. Fakat unuttukları veya anlamadıkları husus şudur; Yahudilerin yaptığı bu zulümler onları son derece mutlu eden bir ibadet, aksine davranmak ise tanrı Yehova’ya ihanettir(!) Onlar meseleye böyle bakmaktadırlar. Maalesef bu hakikati henüz Müslümanlar bile tam olarak anlamış değildir.
Gelin Allah’a Dönelim
İslam ümmeti olarak bizler son 200 yıldır dost ve düşmanı tanıma, düşmanların hile ve tuzaklarını anlama, bunlara karşı tedbirler alma hususlarında maalesef Rabbimizin bildirdiği esasları göz ardı ettik, önemsemedik, ciddiye almadık.
Özellikle toplum ve devlet yönetiminde bu esaslara riayet etmediğimiz için bugün İslam toplumu olarak gövdesi en iri ama izzeti en zayıf bir millet haline geldik. Kafirlerin önünde değersiz, etkisiz çer çöp olduk.
Ne zaman aslımıza yani bizi yaratan Rabbimizin bize bildirdiği esaslara döner, toplumu ve devleti Allah’ın bildirdiği ölçülere göre yönetirsek işte o zaman izzet ve şeref geri dönecektir. O zaman dev uyanacak, İslam ümmeti ayağa kalkacaktır. O zaman mal, can, namus, nesil, din, akıl emniyeti geri gelecektir. O zaman işgal edilen topraklarımız, tarumar edilen namuslarımız, sömürülen kaynaklarımız kurtulacaktır. O zaman esaretten gerçek hürriyete hem biz hem dünya halkları kavuşacaktır. O günlere kavuşmak dileğiyle…
Allah’a emanet olunuz…



